Dünya Dışı Yaşam (Extraterrestrial Life) – Uzay ve İnsan 1

Uzay ve İnsan yazı dizimizin ilk bölümü olan “İnsanlık Dünya Dışı Yaşama Hazır mı?” adlı yazımıza hoş geldiniz.

Dünya dışı yaşam, dünya sınırları dışında herhangi bir yerde olabilecek, belli organik bileşenlerin varlığına ihtiyaç duyan yaşama verilen genel bir isimdir. Şuan bildiğimiz anlamda yaşam sadece dünyada var olmakla beraber, evrenin büyüklüğü nedeniyle başka noktalarda da olması kesine yakın bir olasılıktır.

Bulunduğunda insanlık için en büyük bilimsel gelişme olacak dünya dışı yaşamın insanlık için ne gibi bir sonuç doğuracağı oldukça belirsizdir. Bu sonuçlara hazır olmadığımız da bariz bir şekilde görülmektedir. Çünkü insanlık etik değerler açısından henüz gereken seviyeye ulaşmış değildir. İlkelliğini henüz kaybetmemiş olan insanlık, doğayı zalimce bozmakta, yol açtığı kirlilikle dünyanın doğal dengesini bozmaktadır. Büyük bir olasılıkla, bizi dünya dışından ziyaret ettiğini varsaydığımız bir medeniyet, bu bozuklukları gördüğünde bizlere müdahale etmek isteyebilir. Belki de bu durum insanlığın sonunu getirebilecek bir gelişme olarak görülebilir. Bu elbette düşünülen en kötü senaryodur. Bana kalırsa bu kadar da karamsar olmamız yersizdir.

dünya dışı

Yukarıda bahsetmiş olduğumuz senaryo tabi ki en karanlık senaryodur. Oysa bunun tam tersi bir durumda olabilir. Bizlere yardımcı olabilecek dünya dışı bir medeniyette bizleri ziyaret edebilir. Ama kafamızda böyle kötü bir imaj oluşmasının sebebi, Hollywood filmlerinde genelde bu kötü senaryonun işlenmesidir. Genelde bu tür filmlerde dünya dışından gelen varlıklar, dünyayı istila edip insanlığı yok etmek için binlerce ışık yılı uzaklıktan gelmektedirler. Evrenin büyüklüğü düşünüldüğünde bunu yapmaları gerçekten oldukça gülünçtür. Onca gezegen arasında neden dünya? Bunun sebebi belkide o filmin dünyada çekiliyor olmasıdır; kim bilir? Ya da biz insanların kendini oldukça büyük görmesi hatta bencillik de olabilir. Bizden daha gelişmiş medeniyetin olmadığını düşünmek bana kalırsa bencillikten başka bir şey değildir. Çünkü evrenimiz akıl almaz derecede bir büyüklüğe sahiptir.

Güneş Sisteminde Dünya Dışı Yaşam Olasılıkları

Cassini adlı uzay arası bildiğiniz gibi insanlık tarihi için oldukça önemli keşiflere imza atmıştır. Uzay araştırmalarında başı çeken NASA tarafından yapılan açıklamada Satürn uydusu Enceladus’da ve Jüpiter uydusu Europa’da “bildiğimiz anlamda yaşamı destekleyen tüm gereksinimlere sahip” olduğu belirtildi. Bu sonuçlara ulaşılmasında Cassini uzay aracının göndermiş olduğu görüntü ve analizler etkili oldu. Bu deliller de kamuoyuna sunularak insanlığın dünya dışı yaşama bir adım daha yaklaşması sağlandı. Önümüzdeki zaman diliminde ise “Breakthrough Starshot” isimli proje ile dünyaya en yakın yıldız sistemi olan Alfa Centauri’ye bir uzay seyahati planlanmaktadır. Tüm bu gelişmeler, bizim kaderimizi doğrudan veya dolaylı bir şekilde etkileyecek bir keşfe adım adım yaklaştığımızın göstergesidir.

Güneş sisteminde su birçok gezegende yaygın olmakla beraber, dünya dışındaki çevre gezegen ve uydularda donmuş halde bulunmaktadır. Mars’da koloni kurma fikrinin oluşması da orada donmuş halde bulunan (Mars’ın en sıcak olduğu mevsimde sıvı halde su olduğu da bilinmektedir) suyu kullanabilmektir. Tüm bunlarda anladığımız bir şey var ki önümüzdeki 100 yıl içinde, bilim kurguyu aratmayan birçok gelişme yaşanması kaçınılmazdır.

Yazı dizimizin ilk bölümü burada sona ermiştir. Önümüzdeki hafta ikinci yazımız olan dünya dışı yaşam barındırma ihtimali olan gezegenler adlı yazımıza sitemizden ulaşabilirsiniz. Doğa ile dost bir yaşam geçirmeniz dileğiyle.